Prof.Dr. Nükhet Yılmaz Turgut

 

Prof. Turgut Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmesini takiben 1976 yılında aynı fakültenin Kamu Hukuku anabilim dalında asistan olarak akademik kariyerine başlamıştır. I983’de doktorasını bu dalda vermiş, daha sonra çevre hukuku alanında çalışmalara başlamıştır. 1990-91 yılında, Amerika Birleşik devletlerinde, Georgia Üniversitesinde Fullbright doktora sonrası araştırma burslusu olarak bu alanda çalışma yapmış ve tebliğler vermiştir.Yurda döndükten sonra, Çevre Hukukunun ayrı bir ana bilim dalı şeklinde Türkiye’de ilk kez kurulması üzerine bu dalın ilk başkanı olarak görev yapmaya başlamış ve bu görevini adı geçen fakülteden ayrılıncaya kadar sürdürmüştür. Doçentliğini bu dalda,1993 yılında, aldığı gibi profesörlük ünvanını da yine aynı dalda, 1999’da, elde etmiştir. Kendisi ülkemizde Çevre Hukuku alanında doçentlik ve profesörlük ünvanlarını elde eden ilk ve halen tek kişidir.

Prof. Turgut Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, anabilim dalı başkanlığı yanısıra, dekan yardımcılığı görevi de yapmış; aynı fakültede ve genelde Üniversite bünyesinde, kamu hürriyetleri, hukuka giriş, siyasal muhalefet, Atatürk ilkeleri ve çevre hukuku derslerini lisans düzeyinde vermiştir. Yüksek lisans ve doktora düzeyinde ise kamu hukuku ve çevre hukuku konularında dersler vermiştir.

Prof. Turgut Eylül 2003’de Ankara Üniversitesinden ayrılarak Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesinin kurucu kadrosuna dahil olmuştur. Kendisinin kamu hukuku ve çevre hukuku alanında yazdığı çok sayıda makaleleri dışında Siyasal Muhalefet –Batı Demokrasileri-Sosyalist Ülkeler ve Türkiye) (1984), Çevre ve Yurttaşlar- Yurttaşların çevrenin Korunmasında Rolü (1993), Çevre Hukuku –Karşılaştırmalı İnceleme- (1998), Çevre Hukuku, gözden geçirilmiş ve genişletilmiş ikinci baskı (2001) ve Çevrecinin Rehberi (2004,2005) başlıklı yayımlanmış kitapları bulunmaktadır. Çevre hukuku alanında çok sayıda ulusal ve uluslararası toplantılarda bildiriler sunmuş ve konferanslar vermiştir. Ülkemizde, özellikle halkın çevre yönetimine katılımı ilkesi, cep telefonu baz istasyonları ve genetik açıdan değiştirilmiş organizmalar ile ihtiyat ilkesi gibi yepyeni konuların anlam ve önemine ilişkin yazı, konferans, demeç ve söyleşileriyle, hatta açtığı davalar ve yaptığı bilirkişilikler ile bu konuların, hukuki çevreler ve idari birimler de dahil olmak üzere, tüm toplumun gündemine taşınıp benimsenmesinde rol oynamıştır. Kendisinin, aynı zamanda, akademik yazın alanında fikri hakların ve bu doğrultuda geliştirilmiş bilimsel dürüstlük kavramının anlamını, önemini ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun bu alanda getirdiği koruma sistemini akademik camiada ön plana çıkarma amacıyla, kişisel düzeyde davalar açma yolunda, çabaları da olmuştur.