Üniversite Ana Sayfası
   English   
ATILIM ÜNİVERSİTESİ ANASAYFASI

Akademik Programlar

Lisans Programı

Yüksek Lisans Programı

Yükseklisans Programı

 

Güz Dönemi

DERS ADI ÖĞRETİM ÜYESİ KREDİ
Modern Devlet Teorisinde Ana Temalar Prof. Dr. Levent Köker 3
Hukuk Felsefesi Doç. Dr. Selahattin Keyman 3
Anayasa Hukuku (Hukuk Devleti) Prof. Dr. Tunçer Karamustafaoğlu               
/Öğr. Gör. D. Çiğdem Sever
3
Birey Toplum ve Devlet İlişkileri Prof. Dr. Şahin Yenişehirlioğlu 3

Bahar Dönemi
DERS ADI ÖĞRETİM ÜYESİ KREDİ
Uluslararası İlişkilerde Politika ve Hukuk Prof. Dr. Levent Köker 3
Hukuk Sosyolojisi (Sosyolojik Hukuk Bilimi) Doç. Dr. Selahattin Keyman 3
Anayasa Hukuku (Siyasi Rejimler) Prof. Dr. Tunçer Karamustafaoğlu               
/Öğr. Gör. D. Çiğdem Sever
3

           
GÜZ DÖNEMİ DERS İÇERİKLERİ
Modern Devlet Teorisinde Ana Temalar
(Special Topics in the Theory of the Modern State)
 Bu derste modern devlet kavramının ideal-tipik özellikleri bağlamında anlam kazanan hukuk devleti, ulusal (millî) devlet ve demokratik devlet gibi temel niteliklerinin târihî arkaplânına yönelik eleştirel değerlendirmeler üzerinde durulmakta; bundan sonra, çağdaş dünyada ortaya atılan (1) hukuk devleti/hukukun üstünlüğü (rule of law) ile demokrasinin ayrılmazlığı, (2) farklılıklar ve demokrasi ilişkisinin ulusal devlet niteliğini değiştiren veya aşan boyutları ve nihayet (3) modern devletin meşruiyet temeli olarak adâlet kavramı ile ilgli farklı yaklaşımlar üzerinde durulmaktadır. Birinci tema bağlamında târihî olarak klâsik (bireyci ve liberal) toplum sözleşmesi anlayışları (Hobbes, Locke) karşısında Rousseau-Kant çizgisinin özgünlüğü üzerinde durulduktan sonra, çağdaş teoride Rawls (örtüşen consensus ve kamusal akılkavramları), Habermas (halk egemenliği, hukuk devleti ve iletişimsel demokrasi) ve Habermas sonrası müzakereci demokrasi konuları ele alınmaktadır. Bunu izleyen farklılıklar ve demokrasi ilişkisi teması ise Carl Schmitt, David Easton, liberalizm ve eleştirel teori yaklaşımlarının siyaset anlayışlarının mukayesesi üzerinden değerlendirilmektedir. Son olarak, modern devletin meşrûiyet temeli olarak adâlet kavramı üzerindeki farklı görüşler ve çağdaş hukuk düzenlerinde bu bakımdan karşılaşılan sorunlar ele alınmaktadır.
Anayasa Hukuku (Hukuk Devleti)

Hukuk devleti kavramı, gerek siyaset biliminde, gerekse kamu hukukunda önemli yer tutan  ve sürekli atıf yapılan bir ilke olmakla birlikte ilkenin çok yönlü oluşu ve pek çok zaman bu ilkeden bahsedenlerin ilkenin farklı yönlerine gönderme yapması bu ilkenin yeterince anlaşılmasını güçleştirilmektedir. Hukuk devleti konusundaki tartışmların önemli bir kaynağı da hukuk devleti kavramının Rechtsstaat biçiminde Kıta Avrupası’ndaki algılanışı ile Anglo-Sakson ülkelerinde rule of law biçimindeki algılanmasındaki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle bu derste bu ilkenin modern devletin oluşum sürecindeki tarihsel gelişimi, başka tarihsel kavramlarla ilişkisi ve karşılaştırılması, ilkenin farklı devletlerde ne gibi anlamlara geldiği ve ne gibi başka ilke ve kurumları içerdiği ele alınacak; ayrıca bu kavramın Türkiye’de nasıl algılandığı ve kullanıldığının anlaşılabilmesi bakımından mahkeme kararlarında hukuk devleti ilkesinin nasıl açıklandığı, yorumlandığı ve uygulandığı incelenecektir.

Birey-Toplum-Devlet İlişkileri

"Bireyin varlığının öznel bir kişilik olarak toplum içinde açıklanması.
Devlet karşısında birey nasıl bir öznedir? Özne aynı zamanda bireyin hukuksal bir kişiliği midir? Devlet bağlamında toplum çerçevesinde yasalar içinde ahlâksal bir nesnel bireye mi dönüşmektedir? Bu durumda kişinin yapısı devlet önünde hem bir ahlâksal özne, hem de hukuksal bir öznedir." Buradan yola çıkaraktan o zaman "özgürlük" nedir ve ne olmalıdır sorunuyla karşılaşırız. Düşüncenin tarihsel süreci içinde filozofların, yukarıda belirtilen anlatılara yaklaşımları ve görüşleri de nelerdir? Örneğin Platon'da Devlet neden vardır ve onun içinde özgürlük nasıl belirlenir? Dolayısıyla Birey'in tanımı nedir ve ne olmalıdır? Köle böyle bir Devlet'te niçin vardır? O zaman nesnel-toplumsal-ahlâk nedir ve ne olmalıdır ? Bu tür soruların birer felsefî sorunsallara dönüşmeleri kaçınılmaz olur. Efendi-Köle diyalektiği sorunsalı gibi. Örneğin Jean-Jacques Rousseau, Kant, Hegel, Marx gibi filozofların konulara ilişkin kuramsal çözümlemelerinin irdelenmesi kaçınılmazı yansıtır. Bu durumda karşımıza toplumsal rejimler çıkıyor: Timokrasi, Oligarşi, Demokrasi vb...

Sorunsal tek tanrılı din kitaplarında da yer alıyor; niçin kölelik kaldırılmamış bu inanç dünyalarında? Orta-Doğu kültürlerinde Eski-Çağlar'da biz bu durumu nasıl açıklıyoruz? İşte Birey-Toplum-Devlet İlişkileri dersi yapılacak çalıştaylar bağlamında bu sorunsalları çözümlemesel tartışmalarla aydınlatmayı kendisine hedef edinir.

Hukuk Felsefesi
Bu derste, hukuk-felsefe-bilim arasındaki kavramsal ilişkilerin analizinden hareketle, hukuk felsefesinin konusu belirlendikten sonra, sırasıyla tabii (doğal) hukuk teorisi ve biçimci hukuk anlayışı incelenmektedir. Tabii hukuk teorisi ile igili olarak giriş yapıldıktan sonra tabii hukuk-pozitif hukuk ilişkisi, tabii hukukun belirlenmesi ve a priori niteliği üzerinde durulmaktadır. Bundan sonra, tabii hukuk teorisinin modern epistemoloji açısından değerlendirilmesine yer verilecek, daha sonra Grotius, Hobbes, Rousseau’nun tabii hukuk anlayışları üzerinden sözleşmecilik üzerinde durulacak ve nihayet tabii hukuk doktrininin epistemolojik tahlili yapılacaktır. Biçimci hukuk anlayışında ise, biçimcilikteki farklı anlayışların ele alınmasından sonra, biçimci bir teori olarak hukukî pozitivim üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çerçevede, hukukî pozitivizmin hukuk genel teorisinde iradecilik ve normativizm olarak nasıl belirdiği, özellike Kelsen ve Hart’ın yaklaşımları üzerinde odaklanılarak incelenmektedir. 
 Bahar Dönemi Ders İçerikleri
Uluslararası İlişkilerde Politika ve Hukuk
 Çağdaş dünyada, târihî olarak ulus-devletlerarası ilişkiler olarak kavranan “uluslararası ilişkiler” alanında, biri devletlerin çıkarlarını koruma ve geliştirme mantığına dayanan “gerçekçi” yaklaşım tarafından, diğeri ise uluslararası ilişkilere kalıcı (ebedî) bir barış düzenini hâkim kılmanın şartları ve imkânları üzerinde odaklaştığı için “idealist” diye anılan yaklaşıma göre belirlenen bir dizi farklı değerlendirme söz konusudur. Küresel ölçekte, devletler ve halklar arasındaki ilişkileri bir tür “sürekli savaş” mantığına göre işleyen “politikanın üstünlüğü” ile “sürekli barış” hedefini tâkip eden “uluslararası hukukun üstünlüğü” kavramları arasında değerlendirme konusu yapan yaklaşımlar bu dersin ana konusudur. Bu bağlamda, özellikle I. Kant, J. Rawls, C. Schmitt, Habermas, E.H. Carr ve H.C. Morgenthau, Negri ve Hardt ve Cox ve R. Falk gibi teorisyenlerin görüşleri incelenmektedir.
Anayasa Hukuku (Siyasi Rejimler)
Yürütme organının nasıl oluşturulduğu ve ne gibi temel ilkelere bağlı olduğu devletin oluşumu ve siyasi rejimin temel özelliklerini belirleyen en önemli etkendir. Bu nedenle de siyasi rejimlerin ne gibi nitelikleri olduğu ve dönüşümü güncelliğini yitirmeyen bir konu olarak karşımıza çıkar. Siyasi rejim türleri, tarihsel ihtiyaçlar ve devletin dönüşümü ile ortaya çıktıklarından bu derste hükümet sistemlerinin karşılaştırmalı ve tarihsel süreciyle birlikte incelenmesine çalışılacaktır. Bu kapsamda derste kuvvetler ayrılığı ve kuvvetler birliği sisteminin benimsendiği ülkelerdeki çeşitli hükümet sistemleri ve bunların özellikleri karşılaştırmalı olarak incelenecektir.
Hukuk Sosyolojisi (Sosyolojik Hukuk Bilimi)
Hukukla sosyoloji arasındaki ilişkiler iki biçimde ortaya çıkmaktadır: Hukuk sosyolojisi ve sosyolojik hukuk bilimi. Bunlardan ilki, hukuku toplumsal olgu sıfatıyla, yani sosyolojik yöntemle (Durkheim, Weber) inceleyen bir disiplindir. Dolayısıyla hukuk sosyolojisinin konusu, bir toplumsal olgu sıfatıyla hukukun doğuş ve işleyişini tasvir etmek, hukukla toplum arasındaki ilişkinin kanunlarını ortaya koymaktadır. Sosyolojik hukuk bilimi ise normatif niteliktedir ve öncelikle hukukun toplumsal işlevini incelemeyi amaçlamakta ve bunu yaparken de sosyolojik unsurları kullanmaktadır. Bununla birlikte sosyolojik hukuk biliminin de normatif sistemin bazı bilimsel niteliklerine yabancı kalması mümkün değildir; hukuku belli bir normatif sistem olarak, bunun toplumsal işlevini (menfaat) esas alarak incelemektedir. Her ikisinin de hukuk düşüncesine en büyük katkıları, hukuk genel teorisi ile ilgilidir ve bu nedenle bu derste özellikle Durkheim’ın ve Hobbes, Hume, Helvetius, Bentham gibi menfaatçi düşünürlerin görüşlerinden yararlanılarak hukuk toplumsal bir olgu olarak incelenecektir.